EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir
Cinsiyet
eşitliği konusundaki farkındalığın kalıcı hale gelmesi için bunun yalnızca bir
söylem olarak kalmaması, kurum kültürünün doğal bir parçası haline gelmesi
gerekiyor. Özellikle üretim ve sanayi sektörlerinde kadınların görünürlüğünü
artıran politikalar, fırsat eşitliği sağlayan işe alım ve kariyer süreçleri bu
dönüşümün en önemli adımları arasında yer alıyor. Biz EPSA Yalıtım’da
kadınların üretimden yönetime kadar farklı alanlarda aktif rol almasını
destekleyen bir yaklaşımı benimsiyoruz. Kadınların karar alma mekanizmalarında
daha fazla yer alması, sektördeki algıyı da dönüştürüyor. Bunun yanında eğitim
programları, mentorluk süreçleri ve genç kadınların teknik alanlara
yönlendirilmesi gibi çalışmaların da uzun vadede sektörde daha dengeli bir yapı
oluşturacağına inanıyorum.
İş hayatında kadın olmak çoğu
zaman yalnızca mesleki bir yolculuk değil, aynı zamanda kendini kanıtlama ve
sınırları aşma sürecidir. Pek çok kadın kariyerinin farklı aşamalarında
“yapabilir miyim?’ sorusuyla karşı karşıya kalabiliyor. Oysa kadınların sahip
olduğu disiplin, çok yönlü düşünme becerisi ve üretme kararlılığı iş dünyasının
en güçlü değerlerinden biridir. Öncelikle her kadının kendi potansiyeline
inanması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bir kadının kendine duyduğu güven, attığı
her adımın en sağlam temelidir. Yapı ve sanayi sektörü uzun yıllar erkek egemen
olarak görülmüş bir alan. Benim kariyer yolculuğumda da zaman zaman bu algıyla
karşılaştığım anlar oldu. Ancak şunu çok net söyleyebilirim. Bilgi, kararlılık
ve çalışkanlık söz konusu olduğunda sektörün cinsiyeti yoktur. İşinizi iyi
yaptığınızda, üretime değer kattığınızda ve vazgeçmeden ilerlediğinizde saygı
ve güven kendiliğinden oluşur.
Mesleğe yeni başlayan kadınlara en önemli önerim, zor görünen alanlardan çekinmemeleri ve sahadan uzak durmamalarıdır. Teknik bilgiye yatırım yapmak, sürekli öğrenmek ve deneyim kazanmak bu sektörde güçlü bir kariyerin temelidir. Aynı zamanda sabırlı olmak, uzun vadeli düşünmek ve karşılaşılan engelleri birer deneyim olarak görmek de çok kıymetlidir. Her kadının yolu farklıdır ama ortak bir gerçek var. Vazgeçmeden ilerleyen kadınlar yalnızca kendi kariyerlerini değil, kendilerinden sonra gelecek kadınların da yolunu açar. Bu nedenle genç kadınların cesur olmalarını, sorumluluk almaktan çekinmemelerini ve hayallerinin peşinden kararlılıkla gitmelerini özellikle tavsiye ederim. Çünkü kadınların iş dünyasında daha güçlü var olması, yalnızca kadınlar için değil, daha dengeli ve daha üretken bir toplum için de büyük bir kazanımdır.
Kadınların
üretimde, bilimde ve sanayide daha görünür olduğu bir dünya aslında hepimizin
kazancı anlamına geliyor. Çünkü sürdürülebilir bir gelecek, farklı bakış
açılarını bir araya getiren güçlü bir iş birliği kültürü ile mümkün. Ben
inanıyorum ki kadınların emeği, kararlılığı ve üretme gücü yalnızca şirketleri
değil, sektörleri ve toplumları da dönüştürme potansiyeline sahip. Bu nedenle
her alanda daha fazla kadının yer aldığı, fırsat eşitliğinin güçlendiği bir
gelecek için birlikte çalışmaya devam etmemiz gerektiğine inanıyorum.
Kadınların ilham veren başarı hikâyelerinin çoğaldığı bir sektör ve daha
kapsayıcı bir iş dünyası dileğiyle…

