Vaillant Group Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Atan, enerji verimliliği ve karbon azaltımı hedefleri doğrultusunda hızla büyüyen ısı pompası pazarını, Türkiye’nin potansiyelini ve Vaillant’ın stratejik yaklaşımını değerlendirdi. Ufuk Atan, “Isı pompaları, Türkiye’nin düşük karbonlu ısıtma geleceğinde kritik bir rol üstlenecek. Kısa vadede Avrupa Birliği ülkeleri arasında Türkiye’nin 5 büyük pazar içerisinde yer alacağını düşünüyoruz.” dedi.
Küresel
ölçekte enerji verimliliği ve karbon azaltımı hedefleri doğrultusunda
iklimlendirme sektöründe önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Vaillant’ın bu dönüşüm
içindeki stratejik konumunu nasıl tanımlarsınız?
Vaillant
olarak, özellikle yenilikçi ısı pompası teknolojileri ve yüksek verimli ürün
yelpazesiyle sektörün dönüşümünde öncü bir konumda yer alıyoruz. Gelişmekte
olan ısı pompası pazarında yeni nesil teknolojilere öncülük ederek, R290 gibi
çevreci soğutucu akışkanların kullanıldığı yüksek verimli ürünlere yatırım
yaparak Avrupa’nın ve Türkiye’nin bu alandaki dönüşümüne katkı sağlıyoruz.
Türkiye
pazarı, hem yeni konut projeleri hem de mevcut yapı stokunun dönüşümü açısından
büyük bir potansiyel barındırıyor. Vaillant Türkiye’de büyüme stratejisini hangi
alanlar üzerine kuruyor?
Türkiye inşaat sektörü, her zaman
ekonominin lokomotifi olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönem; kentsel
dönüşümden, sosyal konutlara çok geniş bir yelpazede yüksek potansiyel
içeriyor. Bizim alanımızı da ilgilendiren NSEB gibi yönetmelikler, binalarda
enerji harcamalarının %10’ unun yenilenebilir enerji ile temin edilmesi
zorunluluğunu getiriyor. Bu alanda Isı Pompalarının önemli ve tercih edilen bir
teknoloji olacağını düşünüyoruz. Tüm bu çerçevede Vaillant Türkiye olarak
büyüme stratejimizi, yüksek modülasyonlu yoğuşmalı kombilere, ısı pompalarına
ve akıllı kontrol sistemlerine yaptığımız yatırımlar üzerine inşa ediyoruz.
“Isı
Pompaları Türkiye’nin Düşük Karbonlu Isıtma Geleceğinde Kritik Bir Rol Üstlenecek”
Isı
pompaları, düşük karbonlu ısıtma çözümlerinin merkezinde yer alıyor.
Vaillant’ın bu alandaki teknolojik yaklaşımı ve Türkiye’deki yaygınlaşma
potansiyeline ilişkin öngörüleriniz nelerdir?
Vaillant
olarak, ısı pompası pazarının Avrupa’da yaygınlaşmaya başladığı ilk yıllardan
itibaren yeni nesil teknolojilere ve özellikle R290 gibi çevreci soğutucu
akışkanlarla çalışan yüksek verimli ürünlere önemli yatırımlar yaptık. R290
çevreci soğutucu akışkan R410a gibi bir önceki nesil soğutucu akışkanlara
kıyasla küresel ısınma potansiyeli açısından (GWP) 700 kat daha çevrecidir.
Türkiye’nin farklı iklim bölgelerinden almış olduğumuz son kullanıcı
deneyimleri, ısı pompalarının zorlu koşullarda dahi yüksek performans sunduğunu
ve bu nedenle ülke genelinde hızla yaygınlaşma potansiyeline sahip olduğunu
göstermektedir. Mevzuattaki enerji verimliliği odaklı düzenlemelerin de bu
dönüşümü teşvik etmesiyle, ısı pompalarının Türkiye’nin düşük karbonlu ısıtma
geleceğinde kritik bir rol oynayacağını öngörmekteyiz. Kısa vadede Avrupa
Birliği ülkeleri arasında Türkiye’nin 5 büyük pazar içerisinde yer alacağını
düşünüyoruz.
“Enerji Sınıfındaki Düzenlemeler,
Arttırılmış Modülasyon Oranları ve Kontrol Sistemleriyle İlgili Güncellemelerin
Yeni Yayınlanacak Regülasyonda Yer Almasını Bekliyoruz”
Ortam
ısıtıcılarına yönelik yeni çevreye duyarlı tasarım tebliğiyle birlikte enerji
verimliliği ve emisyon kriterleri daha da önem kazandı. Bu regülasyonların Vaillant’ın ürün
geliştirme yaklaşımına ve Türkiye pazarına sunduğu çözümlere etkisini nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Ortam ısıtıcılarına yönelik yeni
çevreye duyarlı tasarım tebliği, üreticilerin enerji verimliliği ve emisyon
kriterlerine uyumunu zorunlu kılarak sektörde daha sürdürülebilir
teknolojilerin geliştirilmesini teşvik etmektedir. Daha önce yürürlüğe giren
ErP regülasyonunun yeni fazlarının; öncelikle Avrupa Birliği ülkelerinde
ardından da ülkemizde devreye girmesini bekliyoruz. Enerji sınıfındaki
düzenlemeler, artırılmış modülasyon oranları ve kontrol sistemleriyle ilgili
güncellemelerin yeni yayınlanacak regülasyonda yer almasını bekliyoruz.
Vaillant olarak düşük emisyonlu ve yüksek verimli ürün portföyü sayesinde talep
edilen gereklilikleri sağlamak için güçlü bir ürün grubuna sahibiz.
Akıllı
kontrol sistemleri ve dijital çözümler, enerji tasarrufu ve kullanıcı konforu
açısından giderek daha fazla önem kazanıyor. Vaillant’ın bu alandaki yenilikçi
çözümleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Vaillant olarak bu alanda geliştirdiğimiz myVAILLANT Smart oda termostatı ve sensoROOM, sensoCOMFORT gibi modülasyonlu kontrol cihazlarıyla Türkiye pazarında yenilikçi çözümler sunuyoruz. myVAILLANT Smart, Wi-Fi bağlantısı sayesinde ısıtma sistemlerinin uzaktan yönetilebilmesini, tüketim verilerinin izlenmesini, nem ölçümü ve hava durumu entegrasyonu gibi gelişmiş fonksiyonlarla enerji kullanımının optimize edilmesini sağlamaktadır. Ayrıca dijital dönüşüm stratejimiz kapsamında yapay zekâ destekli veri analitiği ve uzaktan servis yeteneklerinin geliştirmesiyle, kullanıcı deneyimini iyileştirmeye devam ediyoruz.
“Müşteri Memnuniyetini Merkeze Alan Güçlü Bir
Servis Altyapısı Sunuyoruz”
Günümüzde
kullanıcılar yalnızca ürün değil, uçtan uca çözüm ve güvenilir hizmet bekliyor.
Vaillant’ın müşteri deneyimi ve servis yaklaşımı bu beklentilere nasıl yanıt
veriyor?
Vaillant,
kullanıcılarına süreç ve sonuç odaklı, müşteri memnuniyetini merkeze alan güçlü
bir servis altyapısı sunmaktadır. myVAILLANT Smart oda termostatı ile entegre
çalışan akıllı servis sözleşmesi sayesinde, cihazlarda olası bir arıza
oluştuğunda sistem otomatik olarak bildirim üretmekte ve servis ekiplerinin
kullanıcıya hızlı şekilde dönüş yapması mümkün hâle gelmektedir. Bu yapı,
Vaillant’ın kullanıcı konforunu önceliklendiren, proaktif ve güvenilir hizmet
anlayışını ortaya koymaktadır.
Sürdürülebilirlik artık yalnızca enerji verimliliğiyle
sınırlı değil; üretimden ürün yaşam döngüsüne kadar geniş bir perspektifi
kapsıyor. Vaillant bu alanda nasıl bir yol haritası izliyor?
Vaillant
olarak sürdürülebilirliği yalnızca enerji verimliliğiyle sınırlı görmeyip,
üretim süreçlerinden tedarik zincirine, ürün tasarımından kullanım ömrü
yönetimine kadar tüm aşamaları kapsayan bütüncül bir yaklaşım izlemekteyiz.
SEEDS sürdürülebilirlik programı kapsamında çevre, çalışanlar, ürün geliştirme
ve toplum başlıklarında ölçülebilir hedefler belirleyerek 2030 yılına kadar CO₂ emisyonlarımızı yarıya indirmeyi,
üretimde yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı ve malzeme geri
dönüştürülebilirliğini geliştirmeyi stratejik bir öncelik olarak görmekteyiz.
Üst segment konut ve ticari projelerde teknik sistemlerin estetikle
uyumlu olması bekleniyor. Vaillant’ın çözümleri mimari tasarımın bu
beklentilerine nasıl yanıt veriyor?
Estetik ihtiyaca; modern ürün
tasarımlarımız, yeni nesil kontrol ünitelerimiz ve mimari uygulamalara kolay
entegre edilebilen sistem çözümlerimizle yanıt vermekteyiz. Özellikle yeni
nesil PEEC serisi kombilerimiz; yeni R290 akışkanlı ısı pompalarımız,
sınıflarında estetik ve teknolojik olarak anlamlı bir fark yaratıyor.

