Türkiye inşaat sektörü, pandemi sonrası
yaşanan dalgalanmalara, finansman sıkışıklığına ve maliyetlerdeki sert
artışlara rağmen büyüme hızını yeniden kazanmış durumda. Konut, ticari,
endüstriyel ve kamu projelerindeki hacim artışı; kentsel dönüşüm, yeniden inşa
süreçleri, altyapı yatırımları ve demografik değişimlerle destekleniyor. EY-Parthenon’un
Türkiye İnşaat Sektörü Görünümü’ne göre; sektör büyüklüğünün 2027 yılında 70
milyar avro seviyesini aşarak yaklaşık %7 bileşik yıllık büyüme oranı (YBBO)
ile istikrarlı şekilde büyüyeceği tahmin ediliyor.
Dünya genelinde kurumsal finansman ve strateji
danışmanlığı hizmetleri sunan EY-Parthenon (EYP), Türkiye İnşaat Sektörü
Görünümü çalışmasını yayımladı.
Çalışmaya göre; pandemi döneminde sert bir düşüş
yaşayan, daha sonra toparlanarak 2024’te 61 milyar avro ile zirveye ulaşan
Türkiye inşaat sektörünün 2025’te yaklaşık 65 milyar avroya, 2026’da yaklaşık
70 milyar avroya ulaşması ve 2027’de ise 70 milyar avro seviyesini aşması
bekleniyor. Bu büyümeyi; GSYH artışı, istikrara kavuşan enflasyon, demografik
değişimler, afetler sonrası yeniden inşa ve sürdürülen kamu yatırımları gibi
etkenler etkiliyor. Son dönemdeki sektör eğilimleri, inşaat ve yapı
malzemelerinin maliyetlerindeki artışlar ile inşaat ruhsatlarındaki
dalgalanmalar doğrultusunda belirleniyor. Bu durum, yerel kredi faiz oranları
ve regülasyonlardaki değişiklikler gibi ekonomik faktörler tarafından
yönlendirilen inşaat faaliyetlerindeki değişimleri de yansıtırken, ileriye
dönük olarak enflasyonun dengelenmesi ve konut talebinin artması ile birlikte,
inşaat sektörünün genel GSYH büyümesiyle paralel şekilde genişlemesi
bekleniyor.
İnşaat Sektörü Artan Maliyetlere Dirençli
Sektör büyümesinin özellikle kentsel dönüşüm, yeniden
inşa, yapı izinleri ve hükümet teşvikleri gibi etkenler sebebiyle %36 ile 2024
yılında yüksek bir seviyeye ulaştığını ortaya koyan çalışma, inşaat
maliyetlerindeki artışa da dikkat çekiyor. 2021’de 100 olan maliyet endeksi
2024’te 505’e yükselirken, bu durum sektörün kâr marjları üzerinde baskı
oluşturduğunu gösteriyor. 2017’de 119 seviyesinden 2022’de 94’e geriledikten
sonra 2024’te 115’e yükselen üretim endeksi, artan maliyetlere rağmen sektörün
dayanıklılığını ortaya koyuyor. Gelir artışı maliyet artışlarını aşıp, gelir
endeksi 2021’de 100’den 2024’te 706’ya yükselirken, bu durum sektörün kârlılığı
sürdürme çabalarını yansıtıyor. Son yıllarda artan saatlik asgari ücret de
üretim maliyetlerine baskı yapıyor.
Kamu Yatırımları ve Teşvikler Büyüme Vaat
Ediyor
Türkiye'deki inşaat sektöründe artan inşaat
maliyetleri önemli bir zorluk olmaya devam ederken, artan kamu yatırımları ve
teşvikler sağlıklı bir büyüme vaat ediyor. İşçilik ve malzeme gibi inşaat
maliyetleri kâr marjlarını baskılarken; regülasyon belirsizlikleri, üretimdeki
dalgalanma, iş gücü ve kapasite kısıtlamaları sektörün zorlukları arasında yer
alıyor. Artan kamu yatırımları, kentsel dönüşümün genişlemesi, yeniden inşa
talebi ve artan hane oluşumu ise sektöre ivme kazandırıyor. 2025 yılında, konut
satışları güçlü seyrini sürdürüyor ve kredi kullanımı artırıyor. Ancak yüksek
faizle nakit ve alternatif finansman yöntemleri yaygınlığını koruyor.
Konut Talebi, Tasarruf Finansman
Şirketlerinin Varlıklarını Artırdı
Sıkı para politikasına ve azalan kredilere rağmen
devam eden güçlü konut talebi, tasarruf finansman şirketlerinin varlıklarını
artırdı ve alternatif konut finansmanı alanına yeni oyuncular çekti. Tasarruf
finansman şirketlerinin toplam varlıkları 2022’de 0,8 milyar avro
seviyelerindeyken; 2024’te 2,8 milyar avroya yükseldi. Haziran 2025 itibarıyla,
Türkiye’de 6 lisanslı tasarruf finansman şirketi faaliyet gösterirken, sektörün
toplam varlık büyüklüğü Haziran 2025’te 4,2 milyar avroya ulaştı.
EY-Parthenon
Türkiye Şirket Ortağı Cem Çamlı, Türkiye inşaat sektörüyle ilgili şu
değerlendirmelerde bulundu:
“EY-Parthenon olarak; Türkiye inşaat sektörünün
ekonomik büyüme, nüfus artışı, kentsel dönüşüm ve sosyal konut gibi devlet
politikaları, geniş ölçekli kamu altyapı yatırımları ve teşviklerle 2027'ye doğru
istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Artan inşaat ve iş gücü
maliyetleri, krediye erişimde yaşanan sıkıntılar ve yeni düzenlemelere duyulan
ihtiyaç sektör için bazı zorluklar oluşturuyor. Buna karşın, artan konut
ihtiyacı, kentsel dönüşüm projeleri, yeniden yapılanma çalışmaları ile veri
merkezleri ve lojistik tesisler gibi yeni yatırımlar sektörün büyümesi için de
önemli fırsatlar sunuyor. 2025 yılı üçüncü çeyrek büyüme verilerine göre, dönem
içerisinde en hızlı büyüme kaydeden sektör %13,9 ile inşaat sektörü olmuştur.
Bu sebeple, sektördeki tüm paydaşların zorlukları ve fırsatları göz önünde
bulundurmaları ve geleceğe yönelik stratejik yol haritalarını şimdiden
belirlemeleri kritik olacaktır. Bu çalışmamızın tüm paydaşlara yol gösterici
bir rehber niteliğinde olacağına inanıyoruz.”

