01.09.2021
“Kalitesizliğin Önüne Geçmek İçin Performans Testleriyle Farkındalığı Artıracağız”

“Kalitesizliğin Önüne Geçmek İçin Performans Testleriyle Farkındalığı Artıracağız”

Depreme dayanıklı ve güvenli yapılar için yeni yönetmelikle birlikte su yalıtımı zorunlu hale geldi. Sürece bakıldığında ise su yalıtımının tek başına yeterli olmadığı denetimlerin de aynı ciddiyetle yapılması gerektiği fark edildi. Bitümlü Su Yalıtımı Üreticileri Derneği (BİTÜDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Çolakoğlu, BİTÜDER Genel Kurul Toplantısı öncesi su yalıtımı, yeşil çatılar, doğru malzeme seçimi ve uygulama yöntemleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

 

17 Ağustos depreminin üstünden 22 yıl geçti. Ancak deprem kuşağı üzerinde yer alan ülkemizde büyük oranda yıkıcı etkiye sahip olacağı düşünülen İstanbul depremi bekleniyor. Yapıların depreme karşı dayanıklı olması için su yalıtımı büyük önem taşıyor. Peki, bugün inşa edilen yapılar beklenen büyük İstanbul Depremi’ne ne kadar hazır?



Kentsel dönüşüm hareketi depreme dayanıksız olan yapı stokunun iyileştirilmesi için başlatılmış bir çalışmadır. Çünkü bilindiği üzere genellikle deprem yönetmeliğinden önce inşa edilen yapılar depreme karşı güvensiz yapılardır. Yapılan çalışmalar ise bu durumun önemli ölçüde korozyondan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Korozyonu önlemek için önemli bir mevzuat çalışması olan “Su Yalıtım Yönetmeliği” daha önce yapılmış hataların önlenmesi noktasında önemli bir gelişmedir.



Yeni yapıları kapsayan yönetmelik ile birlikte inşaatlarda standartlara uygun ürün ve doğru detaya doğru malzeme seçimi gibi konularda hassas davranılmalı. Yönetmeliğin, doğru anlaşılıp uygulanması önem taşırken etkin denetimlerle doğru su yalıtımı uygulamalarının kontrolü de şart oluyor. Geldiğimiz noktada, yeni inşaatlarda da malzeme ve uygulama denetimleri konusunda eksiklerimizin olduğu açık. Bu noktada yönetmeliğin doğru anlaşılıp uygulanması daha önce yapılan hataların tekrarlanmaması adına son derece önemli.



"Binalarda su yalıtımı yönetmeliği, denetimle birlikte daha sağlıklı uygulanır"



Türkiye'nin büyük bir bölümünün deprem tehdidi altında olması ve yapı stokunun büyük bir bölümünün betonarme olması nedeniyle temellerde ve çatılarda su yalıtımı, yapı güvenliği açısından şart. Peki dernek olarak su yalıtım örtülerinin yapılar içinde doğru bir şekilde projelendirilmesi, kullanılması ve gerekli denetlemelerin yapılması noktasında dernek olarak gerçekleştirdiğiniz güncel çalışmalar var mı?



Deprem tehlikesi altında bulunan Türkiye’de, su yalıtımı konusunda önemli bir adım atıldı ve “Binalarda Su Yalıtımı Yönetmeliği” yayınlandı. Biz de dernek olarak, Su Yalıtım Yönetmeliği’nin doğru anlaşılarak uygulanması için bu konudaki eğitimlere ağırlık verdik. Hem yeni yönetmelik ile hem de kalite ve denetimle ilgili sektör paydaşlarına bilgilendirme seminerleri düzenliyoruz. Böylece bu konularla ilgili mümkün olduğunca bilinç düzeyinin artırılmasını hedefliyoruz. Fakat su yalıtımı yönetmeliğinin sağlıklı bir şekilde uygulanması büyük ölçüde denetime de bağlı. Başta kamu otoritesi olmak üzere, inşaat sektöründeki tüm paydaşların (belediyeler, mimarlar, mühendisler, kontrol mekanizması, müşavir vb. tüm kurumların) su yalıtımı ve su yalıtımı yönetmeliğinin içeriği konusunda tam donanımlı olması ve kendini sorumlu hissetmesi gerekir. Çünkü bizim BİTÜDER olarak her fırsatta hatırlattığımız gibi “binaları deprem değil, korozyondan zayıflamış olan taşıyıcı sistem yıkıyor.” Doğru su yalıtımı yapılmamış binalarda, taşıyıcı sistemdeki demir donatılar paslanmaya maruz kalarak 10 yıl içinde taşıma kapasitesinin %66’sını kaybediyor. Bu gerçeği yaptığımız sektörel seminerler ile mümkün olduğunca hatırlatarak bilinç düzeyinde belirgin bir artış hedefliyoruz.



İzmir Büyükşehir Belediyesi, İmar Yönetmeliği’nde yaptığı değişiklikle bin metrekarenin üzerinde yeni yapılan binalarda yağmur suyu hasadı, 60 bin metrekarenin üzerindeki yapılarda ise yeşil çatı uygulaması zorunlu kılındı. Getirilen bu yeni zorunluluk çatılardaki su yalıtım uygulamalarını nasıl etkiler?



İklim değişikliği ile mücadele kapsamında her bina üzerine düşeni yapmalı ve öyle tasarlanmalı. Yağmur suyunun geri kullanımı da bu kapsamda çok gerekli bir uygulama. 2017 yılında yayınlanan Su Yalıtım Yönetmeliği ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde de bazı düzeltmeler ve ilaveler yapıldı. Ayrıca su yalıtımı ile ilgili zorunluluklar ile yeşil çatı uygulaması için özendirici bazı maddeler eklendi. Yalıtım sektöründe de son dönemde bitkilendirilmiş çatılar için geliştirilmiş sistemler bulunuyor. Ancak bu tip yapılarda dikkat edilmesi gereken önemli detaylar bulunuyor. Bu noktalara dikkat edilmediği takdirde dönüşü çok zor olan pahalı revizyonlarla karşılaşılabiliyor.



Yeşil Çatı detayı oluşturulurken projelendirme aşamasından uygulamaya kadar üretici garantili sistemler ve güvenilirliği kanıtlanmış malzemeler kullanılmalı. Bitümlü örtüler, bu detaylarda kendini kanıtlamış ve binlerce metrekare referans projeleri olan ürünlerdir. Tabii ki bu noktada bitki köklerine dayanıklı ürünler ve sistemleri tercih etmek önem taşıyor.



“Son tüketiciye kullandığı ürünün performansı ile ilgili raporlama yapılması haksız rekabetin önlenmesi açısından önemli”



BİTÜDER olarak sektörde yaptığınız ortaklıklar ile standart dışı ürünlerin ve haksız rekabetin önüne geçmeye çalışıyorsunuz. Akredite test çalışmaları yaparken ürünün kalitesi noktasında neleri baz alıyorsunuz? Su yalıtımında ürün seçiminde dikkat edilmesi gereken kriterler ve ürünün kalite standartları ile ilgili neler söylersiniz?



Su yalıtım sektöründe aktif bir dernek olan BİTÜDER, sağlıklı pazar büyümesinin kalite standartlarına uygun kalarak mümkün olacağını anlatmaya çalışan bir sektör örgütüdür. Şantiyelerde kullanılan ürünlerin CE prosedürüne uygunluğunu ve etiket beyan değerlerini sağlayıp sağlamadığının akredite bir laboratuvarda uluslararası kabul görmüş test kriterleri ile ölçüp raporluyoruz. Bitümlü örtüler, Türkiye’de uluslararası kalite standartlarına (EN 13969- EN 13707) uygun şekilde üretilir ve pazarlanır. EN Standardı olan her ürünün aynı zamanda test koşullarını da içeren test standartları vardır. Bu testler ile son kullanıcıya, ürünün performansıyla ilgili raporlama yapılması haksız rekabetin önlenmesi açısından önemli. Çünkü bina yapım aşamasında gerçekleştirilen su yalıtımının uygulaması oldukça pratiktir ve maliyeti düşüktür. Bunun aksine standart bir malzeme ile yapılan uygulamanın ise geri dönüşü ve telafisi son derece zahmetli ve pahalıdır. Kalitesizliğin önüne geçmek için BİTÜDER olarak bu performans testlerine devam ederek, farkındalığı arttırmaya çalışacağız.



Binalarda yaşanan korozyon yapı güvenliğini tehdit ederken ortamda küf, rutubet gibi oluşumlara sebebiyet vererek insan sağlığını olumsuz etkiliyor. Peki yanlış veya eksik yapılmış uygulama sonrası oluşacak hasarların telafisi ne kadar mümkün?



Su yalıtımı eksik yapılan bir yapıda zamanla deprem zafiyeti gözlemlenirken binanın işletme maliyetlerinde de artış oluyor. Bodrum katı ve çatılardan sürekli su alan binalarda sıva, boya, badana gibi tadilat masrafları da artıyor. Oysa bina yapım aşamasında uygulanan su yalıtımı ile toplam bina maliyetinin %3-4’ü kadar maliyet gerçekleşebiliyor. Fakat standart ve yönetmelikler dışında uygulanan su yalıtımı, kısa bir sürede işlevini yitirerek telafisi imkânsız sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin; bir binanın temel bohçalaması dediğimiz, temel betonunu yeraltı suyu ve yağmur sularından koruyan detaylar, bina güvenliği açısından son derece önemli.



Son olarak eklemek istedikleriniz var mıdır?



Bir yapıda suyun taşıyıcı sisteme zarar vermemesi için proje aşamasından anahtar teslimine kadar tüm detaylarda kaliteli malzeme ve kaliteli uygulamalarla su yalıtımı yapılması gerekir. Türkiye’de bir inşaatta kullanılan her malzemenin tabi olduğu Yapı Malzemeleri Yönetmeliği bulunuyor. BİTÜDER olarak CE sertifikasyonu çok önem verdiğimiz bir parametre ve tüm yapı malzemelerinde olduğu gibi bitümlü örtüler de CE Prosedürüne uymak zorunda.



Uluslararası kalite standartlarına uygun üretim yaptığımız için daha önce var olmadığımız bazı ülkelere de ihracatımız arttı. Dolayısıyla tüm üreticilerimizin ihracat potansiyelinde gözle görülür artış var. Türkiye’nin küresel rekabette kaliteli ürünleri ile anılan bir ülke olmasını temenni ederim. Bu noktada BİTÜDER üyesi sanayicilerimizin "KALİTE" olgusu üzerinde hassasiyetle durduğunu vurgulamak isterim.



Bir deprem ülkesi olduğumuzu hiç unutmadan, sağlıklı ve sağlam yapılarda yaşamak hepimizin hakkı. Doğru su yalıtımı uygulamalarının binanın kalitesine katkısı yadsınamaz. Bu konuda tekrar tüm paydaşları bilinçli ve dikkatli olmaya davet ediyorum. Aynı zamanda toplumda da bu bilinç artmalı ve ev alınırken ya da kiralanırken su yalıtımlı olup olmadığına dikkat edilmeli. Vatandaşlarımızı da bu konuda dikkatli olmaya davet ederken depreme dayanıklı ve uzun ömürlü binalar için “SU YALITIMI” bulunan binaları tercih etmelerini öneririm.

 

 




Yükleniyor...
Yükleniyor...