ARŞİV
Aşağıdaki kutudan seçim yaparak önceki bazı sayılarımızı görebilirsiniz...
 


ANKET
Resmi işlemlerinizde e-devlet kapısı internet sitesi www.turkiye.gov.tr ' yi kullanmayı düşünüyor musunuz?


DÖVİZ KURLARI
Dolar ($) : 1,54
Euro (€) : 2,10
 


Genel Galvanizciler Derneği Kriz Sorunlarını Değerlendirme Toplantısı Yaptı



Genel Galvanizciler Derneği’nin organize ettiği, Dünya’da ve Türkiye’de küresel krizin genel seyri, ülkemize ve Galvaniz sektörüne etkisinin ve alınması gerekli önlemlerin tartışıldığı toplantı 16 Mayıs 2009 cumartesi günü Gebze-Bayramoğlu’nda yapıldı.

 

Toplantıda genel ekonomik krizin seyri ve yapılması gerekenler, alınması gerekli önlemlerin dışında, Demir Çelik sektörünün de ayrılmaz bir parçası olan Galvanizlemenin tanımı, demir çelik kullanımıyla olan ilişkisi, bu sebeple sahip olduğu büyük önem, korozyonun ülke ekonomisine olumsuz katkısı, Türkiyede ve Dünyada galvanizli ürün kullanımı ve Türkiye de kullanımın artırılmasına yönelik çabalar masaya yatırıldı. Temel amacı Ülkemizdeki Galvaniz Sektörünün daralan talep hacmini arttırmak,  galvanizleme bilincini oluşturmak, kullanımının yaygınlaşmasını sağlamak, milli gelirimize katkı sağlamak olan  Genel Galvanizciler Derneği (GALDER) yapılan bu toplantıyla bu konulardaki hassasiyetini göstermiştir.

 

Dünya Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sn. Hakan GÜLDAĞ’ın yönettiği  toplantıya Sn. Uğur CİVELEK, Sn. Rüştü BOZKURT, Sn. Dr. Veysel YAYAN, Sn. H.Yener GÜR’EŞ, Sn. Can KOMAR,  Sn. Prof Dr. Ali Fuat ÇAKIR,  Sn. Alper AKÇAM, Sn. Alim KINOĞLU konuşmacı olarak katıldılar.

 

Konuşmacıların her biri kendi alanlarında son derece faydalı ve çarpıcı tespitlerde bulundular.Toplantı bütününde genelde küresel krizin tanımı, geleceği ve Türkiye'deki seyri ile özelde Galvaniz sektörüne etkisi vurgulandı. Konuşmacılar yaptıkları sunumlarda özetle şöyle söylediler:

 

Uğur CİVELEK / Ekomomist Yazar
Dünya Gazetesi
Ekonomik krizin tanımı ve daha kolay anlaşılması için geçmişe bakmamız gerektiğini söyleyen Uğur Civelek,küresel bazda gelir dağılımın 1930’lara  benzediğini, eğer mevsimlere benzetirsek 1945-1970 yılları arasında ilkbaharın, 1970-1995 yıllarında yazın, 1995-2009 arasında sonbaharın yaşandığını, asıl krizin Kış ayında çıkacağını henüz yaprak dökümünü yaşadığımızı anlattı.Genel ekonomik gidişatla ilgili karamsar bir tablo çizen Civelek ‘ Bu kış çok uzun sürecek, mevcut politikaların değiştirilmesi lazım. Bu kriz küresel bir kriz. Çözümü için de küresel uzlaşı gerekiyor. Bu uzlaşı sağlanmazsa her ülke ya da şirket kendi başının çaresine bakmalıdır.’ dedi.
Sanayicilerin önünü göremediklerini belirterek, önümüzdeki dönemde firmaların uzun süreli bir krize göre önlem almasını öneren CİVELEK; önümüzdeki dönemde durgunluk içinde enflasyon yaşanabileceğini ve Doların yılsonunda 2 TL’nin üzerine çıkabileceğini ifade etti.

 

Rüştü BOZKURT / Ekomomist Yazar
Dünya Gazetesi
Bütün araştırmacılar krizlerin 18 aydan fazla sürmediğini belirtiyor. Bu krizinde beklendiği gibi devam ederse Ağustos 2009 dan sonra toparlanması gerekiyor. Kriz süreci ve sonrasında dört refleks var; Birincisi krizde mutlaka eleme oluyor, bazı şirketler eleniyor. İkincisi bazı işletmeler uyum gösteriyor. Üçüncüsü her kriz piyasa da boşluk yaratıyor ve bunu görenler zengin oluyor. Dördüncüsü kriz sonrasında sektörde öncü olanlar ve yatırım yapanlar o alanın kaymağını yiyor.
İlk olarak galvanizin uzun dönemli dayanıklılığı ile kısa dönemli farklılığını, avantajlarını anlatmamız gerekiyor. Bu kriz sonuçta bitecek, krizde ciddi projesi, ciddi fikri ve işi olanlar ayakta kalacak. Bu nedenle krizin etkilerini tartışmalı ve muhakkak projeye geçirmeliyiz. Türkiye’nin önünde büyük fırsat var. Bunun yolu kendimizi sorgulamaktan geçiyor. Ar-Ge ye çok önem vermeliyiz.

 

Alper AKÇAM
GALDER Yönetim Kurulu Başkanı
GALDER Yönetim Kurulu Başkanı Alper Akçam ‘Gelişmiş toplumların başarıları altında; örgütlenmeye inanmış toplumlar, sektörünü ileriye götürmeye istekli insanlar ve birlikler yatıyor’ diyerek bu tür organizasyonların sinerji ve motivasyonu arttırdığını kaydetti.
Henüz yeni kurulmuş GALDER in ilgili tüm kurum ve kişiler tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Akçam, derneğe olan inancın ve bağlılığın yitirilmemesi gerektiğini söyledi.
Demir veya çeliğin galvanizlenmemesi durumunda hem israf olacağını hem de çeliğin kuvvetinin düşeceğini vurgulayan Akçam, ‘Üç yılda bir yapılan Inter Galva Konferansı, 8-11 Haziran 2009’ da İspanya’ da yapılıyor. Son derece faydalı geçen bu büyük buluşmaya Türkiye den  imkanı olan herkesi davet ediyoruz. Ayrıca 2010 yılında İstanbul’ da yapılması planlanan bir galvaniz konferansı var. Bu konuda önümüzdeki bir yıl içinde öncelikle GALDER  üyelerinin ve ilgili  herkesin bireysel katkılarına ihtiyacımız var’ dedi.

 

Alim KINOĞLU
GALDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
GALDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alim Kınoğlu, yaşanan son süreçte genel anlamda ekonominin tüm unsurlarının krizden  etkilendiğini söyleyerek, ‘Sanayicimiz önünü göremez durumdadır. Piyasalarda iş hacmi daraldı,belirsizlik ciddi oranda artıyor.Ve bu belirsizlik yatırım ve gelişmeye engel faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır’ dedi.
Öncelikle galvaniz endüstrisinin daha etkin tanınmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kınoğlu, şunları söyledi: ‘Sektörümüzü başta ülkemizin ilgili kamu kurumlarına, sektörlere meslek odalarına ve kamuoyuna anlatmalıyız. Evvela demir çeliğin kullanımını arttıracak yöntem ve oluşumlara katkı sağlamalıyız. Avrupa ülkelerinde çelik kullanma oranı Türkiye’ ye göre çok fazladır. Kullanılan çeliğin galvaniz kaplanma oranı Avrupa ülkelerinde % 45 dolayında iken, ülkemizde bu oran % 7,5 civarındadır. Diğer bir konu da ülkemizde çinko üretimi yoktur. Bu nedenle milyarlarca dolar dövizimiz dışarıya çıkmaktadır. Galvaniz demir çeliğe can katar. Ülkemizde korozyon ve çevre kirliliği sorunu var. Hurdaya ayrılan, yok olup giden, çürüyen tonlarca çelik; kaynaklarımızdan ve milli servetimizden çok büyük kayıplar vermek demektir. Çevresel etkilere ve korozyona karşı çeliği korumanın en etkili ve ekonomik yolu galvaniz kaplamadır’

 

Dr. Veysel YAYAN
Demir ve Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri
Türkiye’deki demir çelik üretim sektörünün karanlık bir tablo çizmediğini, Ekim 2008-Şubat 2009 döneminde stokların eritilmesi amacıyla dibe vurarak tedricen 1.700.000 ton/aya kadar düşen çelik üretiminin Mart 2009 ayından itibaren düzenli bir yükselişe geçtiğini, Nisan 2009’da 2.000.000 Tona yaklaştığını ve düzenli yükselişin devam ettiğini belirtti. 2008 yılında önceki yıla nazaran %4,1 (26.800.000 Ton) ile en yüksek üretim artışını yakalayan Türkiye’nin; 2009 yılının ilk çeyreği itibariyle -%24,5 üretim azalmasına rağmen, -%41’in üzerinde azalma yaşayan Brezilya ve İtalya’yı geride bırakarak dünyanın 9. Büyük demir çelik üreticisi olmuştur. Yayan;’ Ben küçülmek yerine istikrarlı bir büyüme öneriyorum. 2010 yılında çelik sektörünün avantajları açısından iyileşme olacaktır. Çünkü çelik kullanıcıları stoklarını erittiler. Kriz zamanı yatırım yapılırsa, iyi zamanlarda onu uygulamaya koyabiliriz. Böylece krizden çıkınca, iyi şartlarda üretim devam eder’ şeklinde konuştu.

 

H. Yener GÜR’EŞ
TUCSA Genel Sekreteri
Tüm STK’ların yapması gerektiği gibi, iki dernek arasındaki ilişkinin ve işbirliğinin önemine değindikten sonra, Türk Yapısal Çelik Derneği hakkında kısa bilgiler vermiş ve daha sonra, Şubat 2009 tarihinden itibaren Türk Yapısal Çelik Derneği’nin Krizin Etkilerinin Değerlendirilmesi konusunda yürüttüğü çalışmaları, birikimlerini ve Tucsa olarak aldıkları önlemleri özetle anlatmıştır.

 

Can KOMAR / Ekonomist Yazar
Grup Metal Genel Müdürü
Krizin dibe vurduğu görüşünü savunan Grup Metal Genel Müdürü Can Komar, ‘ Nisan ayında Londra’da yapılan G20 zirvesinde alınan kararlara bakarsak; krizi sonlandıracak ana enstrümanlar IMF ve Dünya Bankası olacaktır. Küçük ülkelere destek verilecektir. Dünya ticaretini desteklemek için 1,1 trilyon dolar bütçe açıklanmıştır, bence kriz dibe vurmuştur’ dedi.
Şu anda kuru ağaç gibi ayakta duran birçok firmanın daha önümüzdeki dönemde devrilmeye devam edeceğine değinen KOMAR, gelecekle ilgili olarak firmaların; küçülmelerini, bir süre azla yetinmelerini, alımları kısmalarını, karlılığa geçmelerini, borçlarını erteletmelerini önerdi.

 

Prof. Ali Fuat ÇAKIR
İTÜ Metalurji ve Malz. Müh. Bölümü
Katılımcılara galvaniz kaplama, yüzey işlemleri ve korozyon hakkında genel bilgiler veren Prof. Çakır, korozyona ekonomik bakmak gerektiğini ifade ederek şu bilgileri verdi; Türkiye’nin toplam korozyon kaybı Gayri Safi Milli Hasıla’nın % 4,5’u. Yani korozyon nedeniyle yıllık endirek kaybımız 40 milyar dolar. Kaç bakanlığın bu düzeyde yıllık bütçesi var? Bu büyük bir kayıp. Galvaniz artı boya ile çeliğin ömrünü 50-60 yıl uzatmak mümkündür’ diye konuştu.

 

Mayıs 2009



yapimagazin.com © Copyright 2003 - 2010
Bu sitenin telif hakları KARİYER MEDYA YAYINCILIK ve TANITIM HİZMETLERİ' ne aittir.